Ülkemizde pek çok kadın cinsel hayatında cinsel işlev bozuklukları ile mücadele etmektedir. Cinsel işlev bozukluklarının oluşmasının temelinde biyolojik, fiziksel ve psikolojik faktörler olsa da psikolojik faktörler çok daha fazla olarak kendini göstermektedir. İnandığı/inandırıldığı doğrular, toplumsal baskı, değer yargıları, cinselliğin bir tabu olarak bahsedilmesi, cinsel kimliğin oluşmasını engellemektedir. Bunun yanı sıra cinsel ilişkiden korkma ve çekince duymaya, kendini rahatsız hissetmeye ve kötü bir şey yapıyormuş hissine kapılmaya yol açmaktadır. Bu tür psikolojik faktöreler ilerleyen zamanlarda ciddi boyutlara ulaşarak bir takım cinse işlev bozukluklarına yol açmaktadır.

Kadınlarda en sık rastlanan cinsel işlev bozukluğu şüphesiz ki vajinismustur. Vajinismus psikolojik bir rahatsızlıktır ve kişinin günlük hayatına devam edebilmesi için tedavi edilmesi gerekir. Vajinismus cinsel ilişki dendiğinde bile vajina ve çevresinde bulunan kasların şiddetli şekilde kasılmasına yol açan bir rahatsızlıktır. Bu rahatsızlık sonucunda cinsel ilişki gerçekleşmesi mümkün olmamaktadır. Bu sorun ile Türkiye’de dahil olmak üzere dünyanın her yerinde milyonlarca kadın mücadele etmektedir. Bahsedilen toplumsal kalıplar ve normlar bu bozukluğun ortaya çıkmasını tetikler. Kadın, cinsel hayata sahip olduğunda hayal ettiği gibi bir deneyim yaşayamaz, hem kendisi hem de partneri bu durumdan etkilenir. Vajinismus tedavi edilmediğinde uzun yıllar boyunca devam edebilir ve kadının hayatında önemli bir yeri olan cinselliğin yaşanmasını engeller. Bu nedenle sağlıklı bir cinsel yaşama sahip olunamaz. Vajinismus bozukluğu olan kadınlar cinselliğin her türlüsünden şiddetle korkar ve kesinlikle bu konuda hiçbir eylem gerçekleştirmek istemezler. Yapılan araştırmalar kadınların tedavi olmaktan yapmaktan korktukları şeyi yaptıracaklar diye kaçtıklarını ortaya koymuştur. Ancak bu algı tamamen yanlıştır. Vajinismus tedavisi genellikle psikiyatristler ve psikiyatrlar eşliğinde çözüme kavuşturulmaktadır. Bu seanslarda hastaya sorunun kaynağı ne ise ona göre bir yaklaşım kurulur ve herhangi bir eylem gerçekleştirmeleri istenmez. Bu nedenle tedavi olmaktan kaçmak yerine tedaviye biran önce başlamak ve bir uzmandan destek almak bu konuda epey başarılı sonuçlar ortaya koymaya yardımcı olacaktır.

Diğer bir cinsel işlev bozukluğu ise cinsel ilişkiye  karşı isteksizliktir. Kadınlarda en çok görülen rahatsızlıklardan biri olan cinsel isteksizlik yine aynı temel faktörlere göre gelişebilmektedir. kadına ergenliğinden beri cinsellik diye bir kavram öğretilmemiş, bu durumun yaşanması gerektiği bilinci kazandırılmamış olabilir. Yine yaşanılan toplum yapısı, aile kuralları, töreler, normlar ve katı kurallar bu işlev bozukluğunda büyük rol oynamaktadır. Cinsellik, her insanın yaşamında yer bulan bir içgüdüdür ve bu içgüdü engellenemez. Ancak bu gibi durumlarda kalan kadınlar tarafından bu içgüdü bastırılmaktadır. Cinsel yaşamın gerekli olmadığı, o olmadan da hayata devam edilebileceği gibi yargılar oluşturan bu durumlar ilerleyen zamanlarda cinsel istek eksikliği gibi cinsel işlev bozukluklarına yol açmaktadır. Cinsel istek eksikliiği de hem günlük hayatın hem de cinsel hayatın kalitesini düşüren etmenlerden biridir. Kadın cinsel ilişkiye girmekten çekinmez ancak bunun için gerekli olan isteği ve arzuyu da hissetmez. Çoğu zaman partnerinin gönlü olsun diye bir cinsel ilişki yaşanmaktadır. Ancak bu durum hem kadın hem de partneri için sakıncalıdır. Cinsel istek eksikliği tıbbi tedavi gerektiren bir cinsel işlev bozukluğudur ve bir uzmandan destek alınması gerekir. Bu nedenle herhangi bir nedenle cinsel istek eksikliği yaşadığınızı düşünüyorsanız ilerleyen zamanlarda daha önemli problemlere yol açmaması için bir uzmana başvurmanız önem arz etmektedir.

Fiziksel faktörlerden dolayı kaynaklanan bir cinsel işlev bozukluğu da Disparoni’dir. Disparoni ağrılı cinsel ilişkiye verilen isimidir. Genellikle vajinismusun bir yansıması olarak karşımıza çıksa da tek başına da meydana gelebilir. Cinsel ilişki sırasında vajinada meydana gelen tekrarlayan ağrılara denir. Kısa süreli seyreden ve hemen geçen ağrılar Disparoni olarak kabul edilmez. En büyük etkeni idrar yolları iltihabıdır. Bunun yanında doğum sırasında oluşan bozukluklar, enfeksiyon, genital bölgede yapılan operasyonlar, alt batında bulunan tümörler, bağırsak hastalıkları ve radyoterapi de bu bozukluğa neden olabilmektedir. Eğer böyle bir sorun var ise en kısa zamanda bir uzmana başvurmanız önemlidir.

Kadınlarda Görülen Cinsel İşlev Bozuklukları

Yorum Yap